01.01.2013’ten başlayarak Türkiye topraklarında tescilli bütün ticarî işletmeler için uygulanması zorunlu hale gelen Türkiye Muhasebe Standartları ve Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TMS/TFRS) 1974’te İngiltere’de toplanan farklı ülkelerden 7-8 kişilik bir hevesli muhasebeciler grubunun başlattığı girişimin meyvesidir. TMS/TFRS, bugün dünyanın 100’den fazla ülkesi tarafından uygulanmakta olan bu yabancı muhasebe kurallar setinin Türkçeye tercüme edilmesi ile oluşmuştur. Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) da sağladığı güvence ile TMS/TFRS Türkiye’nin 2013’ten başlayarak yeni muhasebe rehberi olacaktır.
Başlangıçta ve halen de gönüllü bir girişim olarak Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu tarafından yayımlanan İngilizce UMS/UFRS (Uluslararsı Muhasebe Standartları ve Uluslararsı Finansal Raporlama Standartları) metinleri Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu (TMSK) tarafından Türkçeye çevrilmiştir. 03 Kasım 2011 tarihine kadar TMSK’nın büyük gayretlerle Türkçeleştirmiş bulunduğu metinler bugünün tarihi itibariyle ek bir tercüme ve ekleme yapılmamış olarak elektronik ortamda[1] kullanıma açık bulunmaktadır. TMSK, 1999 yılında Sermaye Piyasası Kanunu’na ek bir madde uyarınca kurulmuş bir kamu tüzel kişiliği olarak faaliyet gösterirken 03 Kasım 2011 tarihli ve 660 sayılı KHK ile personeli hariç bütün varlıkları ile Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu’na (Kamu Gözetimi Kurulu) devredilmek suretiyle ortadan kalkmıştır.
Avrupa Birliği (AB) tarafından, UMS/UFRS, Birliğe dahil ülkelerde uygulanmak üzere geçerli muhasebe standardı seti olarak kabul edilmiştir. ABD’de muhasebe kurallarını koyma gücüne sahip kurum olarak FASB (Federal Accounting Standards Board) ile UMS/UFRS’yi çıkaran kurum olan IASB ( International Accounting Standards Board) kendi çıkardıkları farklı standart setlerinin birbiri ile uyumlu hale getirilmesi için 2002 yılından beri birlikte çalışmaktadır. Bir süredir de yeni çıkarılan standartlar (örn. IFRS 13 – Fair Value Measurement standardı ki bu standardın Türkçesi henüz yayımlanmamıştır) aynı standart olarak her iki kurum tarafından aynı anda çıkarılmaktadır.
AB ülkeleri ve ABD’ye ek olarak Avustralya, Meksika, Kore, Suudi Arabistan, Kanada, Japonya, Arjantin, Brezilya, Meksika, Güney Afrika ve dahası Rusya, Çin tarafından uygulaması değişik düzeylerde benimsenmiş ve yerleşmiş olan UMS/UFRS’nin Türkiye’de Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından SPK düzenlemelerine tabi şirketlerde 2005 yılından beri uygulanmakta olması, belirli bir kesimle sınırlı da olsa, Türkiye’de bir UMS/UFRS disiplininin oluşmasını sağlamış bulunmaktadır. Yukarıda saydığımız ülkeler ve daha başkaları UMS/UFRS’yi benimserken ve uygulamaya başlamışken SPK kapsamına girmeyen şirketleri bakımından Türkiye’nin bu tablonun dışında kalması ancak Türkiye’nin uluslararası arenada büyük ülkeler yarışından çekilmesi sonucunu doğurabilirdi. Türkiye daha fazla gecikmeden tarihi adımlarını atmış ve büyük ülkeler yarışında iddiasının geçerli olduğunu göstermiştir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder